Sakatlık: Biyomekanik, Anatomik ve Antrenman Faktörleri

Sakatlık Biyomekanik, Anatomik ve Antrenman Faktörleri

Spor veya bu yazı kapsamında koşu, sağlık üzerinde çok sayıda iyiliştirici etkiye sahiptir. Ancak doğası gereği yaralanma ve sakatlık riskleri de taşır.

Sporda yaralanmaların çoğu travmadan ziyade aşırı kullanımdan (overuse) kaynaklanır.

Koşucularda ise yıl içindeki yaralanma oranı %50. Oldukça çarpıcı.

Koşuda ilk yer ile temasın topuk ile yapılması sanıldığının aksine oldukça yaygındır. Yaralanmaları önlemek ve koşu ekonomisi için dış ayak basma tekniğinin daha sağlıklı olduğu düşünülmekte.

Ancak Dr. Owen Anderson’ın kitabında paylaşılana göre Sao Paulo’da ölçülen 514 amatör koşucu ile yaptıkları çalışmada, sporcuların %95’inin yerle ilk temas anında topuklarını kullandığı sonucuna ulaşılmış. Sakatlık ile koşu paternlerinin ilişkisi ayrıntılı olarak ele alınmaya değer bir konu.

Sakatlık: Biyomekanik, Anatomik ve Antrenman Faktörleri
Koşu Paternleri – Sırasıyla topuk, dış ayak ve parmak ucu basma teknikleri (Dr. Owen Anderson’ın Running Form kitabından alınmıştır.)

Genel olarak ele aldığımızda 3 başlık altında yaralanma risklerini sınıflandırabiliriz: biyomekanik faktörler, anatomik faktörler ve antrenmanlarda yapılan hatalar.

Biyomekanik faktörler

Bir koşucunun biyomekaniği -koşarken vücut ekstremitelerini nasıl hareket ettirdiği ve konumlandırdığı- “koşu paterni” olarak adlandırılabilir ve her sporcunun sahip olduğu patern yaralanma riskleri ile bağlantılıdır.

Patellofemoral ağrı, iliotibial bant sendromu ve tibianın stres kırıkları gibi koşuda sıklıkla karşılaşılan yaralanmalar, bireysel koşu paternlerine bağlı bir şekilde koşu biyomekaniği ile ilişkilidir.

Araştırmalar, koşu paterninizi geliştirmenin yaralanmalara karşı koruma sağladığını neredeyse kesinlik derecesinde ortaya koymuştur.

Anatomik Faktörler

Düz tabanlar veya çarpık bacaklar olarak da bilinen bazı anatomik “anormallikler”, koşu yaralanmaları için risk faktörleri olarak kabul edilir. Ancak bu düşünceler araştırmalarla yeterince desteklenmemiştir.

Vücudunuz sahip olduğu anatomik yapıya göre hareket etmeye çalışır. Sinirsel bağlantıların burada rolü büyüktür. Eğer antrenman yüklerinizi ve yoğunluklarını planlı ve yavaş bir şekilde vücudunuz bu streslere karşı gelişir. Ancak hızlı ve yoğun antrenman yüklerine çok sık ve plansız bir şekilde maruz kalmak kolaylıkla yaralanmalara neden olabilir.

Antrenmanlarda Yapılan Hatalar

Antrenman yükleri ve yoğunluklarındaki düzensizlikler ve dalgalanmalar genellikle karşılaşılan hataların başında gelir.

Tekrarlı ve hatalı yoğunluklarda yapılan yüklenmeler vücudun darbelere ve strese karşı direnememesine neden olur. Yenilenme için zaman gerektirecek kadar doku bozulmaları ile karşılaşılır.

Çok tekrarlı yüklenmeler ile antrenman yaptığımızda onarım süreci yeterli olamayabilir ve bu etkiler yaralanmalara yol açar.

İlginizi çekebilir: Koşu Teknolojisi: Bir Yerden Başlamak

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.